Organizmamız, fonksiyonlarını
yerine getirebilmek için, her türlü besin öğesinden
yeteri kadar yararlanmak zorundadır. Değişen yaşam
koşulları, hayatımızda yeterli ve dengeli beslenmeyi
ön plana çıkarmamızı gerektirir. Yetersiz ve
dengesiz beslenme, vücudun direncini azaltıp insanın
hastalıklara yakalanma olasılığını artırdığından,
hastalıklar daha şiddetli geçmekte, büyüme ve
gelişmesi yavaşlamakta, okul ve spor başarısı ile iş
verimi azalmaktadır.
İnsan vücudunun gereksinimi
olan ve besinlerin bileşiminde yer alan besin
öğeleri, kimyasal yapılarına ve vücuttaki etkilerine
göre 6 grupta toplanabilir.
Bunlar:
1. Karbonhidratlar
2. Yağlar
3. Proteinler
4. Vitaminler
5. Mineraller
6. Su
Yiyecekleri de 7 grupta
toplayabiliriz.
1. Süt
2. Et
3. Sebze
4. Meyve
5. Tahıl
6. Yağ
7. Şeker grubu
KARBONHİDRATLAR:
Basit şekerler (Fruktoz) : Küp
şeker, bal, pekmez, çikolata
Meyve şekeri (Laktoz) : (En
zararsız olanıdır.) İki öğün arasında mutlaka
alınmalıdır.
Süt şekeri : Süt ve sütlü
gıdalar
Günlük ihtiyaç %10-15
düzeyindedir.
Kompleks karbonhidratlar : %
85’lik miktar kompleks karbonhidratlardan
alınmalıdır. (Patates, pirinç, ekmek, kuru bakliyat
vb.)
Yeterli alınırsa;
1. Kan şekerinde düzenlilik
2. Yeterli posa alınımı
3. Kan glikojen depolarında
doygunluk yapar.
Fazla alınırsa;
1. Karaciğer deposu dolduktan
sonra, fazlası yağa dönüşür.
2. Karbonhidratlar (çikolata,
pasta, kek vs.) günlük ihtiyacımızın üzerinde
tüketilirse; B 1 vitamininin
azalmasına, hipoglisemi ve kas
glikojen depolarının boşalmasına neden olur.
YAĞLAR:
1. Doymuş yağlar : Tereyağı ve
oda sıcaklığında katı duran yağlar
2. Yarı doymuş yağlar :
Zeytinyağı
3. Doymamış yağlar : Ayçiçek
yağı, mısır ve soya yağı
Her üçünden de günlük ihtiyaç
%10 düzeyindedir.
Yeterli alınırsa;
1. Yağda eriyen (ADEK)
vitaminlerinin vücutta emilim ve taşınmasında önemli
rol oynarlar.
2. İyi bir enerji kaynağıdır.
Bir gencin ihtiyaç duyduğu
günlük yağ oranı % 23,
Bir yetişkinin ihtiyaç duyduğu
günlük yağ oranı ise %19 dur.
Fazla alınırsa;
Kolesterol seviyesinin
artmasına; yüksek tansiyona, şişmanlık ve ona bağlı
olarak meydana gelen ağırlık artışı nedeniyle
organların daha fazla çalışmasına ve gereksiz bir
ağırlığın taşınarak yorulmanın oluşmasına neden
olmakta, hastalıkların ortaya çıkışını
kolaylaştırmakta ve bazı dokularda yapısal
bozukluklara yol açmaktadır.
PROTEİNLER:
Et ve et ürünleridir.
Yeterli alınırsa;
Dokuların yenilenmesinde ve
onarımında kullanılır. Çeşitli enzimler, hormonlar
ve salgılar protein yapısındadır.
Fazla alınırsa;
Vücutta belirli protein deposu
olmadığından yağa dönüşerek depo edilir.
VİTAMİNLER:
Vitaminsiz kalan vücutta
hücreler, yeterli besini alamadığı için önce aç
kalır, sonra ölür. Yani hücreleri yaşatmanın tek
yolu ona gerekli vitaminleri sağlamaktır. Fazla
alındığında zararlı olabilir.
MİNERALLER:
Vücudumuz, glikoz ve protein
sentezini tek başına yapamayacağından mineraller,
organizma için çok büyük bir önem taşımaktadır.
Ayrıca mineraller, sadece daha sağlıklı değil; daha
güçlü, daha enerjik, hatta daha zeki olabilmemiz
açısından da önemlidir.
SU:
İnsanoğlunun yaşamını devam
ettirebilmesi için oksijenden sonra en önemli besin
öğesidir.