Duygusal Tatmin ve Beslenme

Sevinç ya da hüzünlüyken bu tip duygusal beslenme atakları oluşanlarda ne gibi belirtiler oluşur?

Duygusal Tatmin ve Beslenme

Duygusal tatmin için iradelerinin güçsüz olduğunu düşünürler ve kendilerini suçlarlar.

Suçlanması gereken kişisel bilinçsizliktir.

Zamanlarının büyük bir bölümünde kendilerini aç hissederler.

DUYGUSAL TATMİN İÇİN YEMEYİN

Duygusal Tatmin ve Beslenme için ÇÖZÜM

Duygusal boşlukta beslenen kişiler iradem zayıf düşüncesinin arkasına asla sığınmamalıdır.

Hayatta başarılı olduğunuz olayları şöyle bir düşünün.

O zaman daha pozitif bakabilirsiniz, olumlu düşünceler sizi bu tür yeme ataklarından uzak tutabilir.

Ne zaman açlık hissettiğinize dikkat edin.

Beyinden mideye giden uyarılar ile yemeğe son vermek sizin elinizdedir.

Ama yemeğe başlamak ne yazık ki sizin elinizde değildir.

O nedenle tok iken yemek yiyebilirsiniz.

Duygusal Tatmin ve Beslenmede dikkat edilecek olay açlığın niteliğidir;

Acaba duygusal açlık yani ağız açlığımı, yoksa gerçek açlık yani mide açlığımı?

Bu iki açlığı ayırt edebildiğiniz an, bu tip aşırı yeme çemberine girmezsiniz.

Kendinize hemen şu soruyu sorun:
“Gerçekten aç mıyım yoksa moralim mi bozuk?”

Bu sorunun yanıtını mantıklı olarak düşünün.

Eğer bir şeye canınız sıkıldığı için eliniz buzdolabının kapısına gittiyse; soluklanın, bir kere daha düşünün.

Gerçekten fiziksel açlığı hissediyorsanız afiyet olsun, doğru seçimleri yaparak yeterli ve dengeli yemek tüketin.

Her şeyden önce duyguların çözüm bulmak için değil, yaşamak için var olduğunu unutmayın.

O duyguları zevk alarak yaşayın.

Kendinize duygularınıza sahip olabilme izni verirseniz, bunların daha az korkutucu olduklarını göreceksiniz.

Zaman zaman duygularınızı doğrudan yenmeyi deneyin, zaman zaman da varlıklarını kabul edin.

Ama asla sizi boğmalarına izin vermeyin.

Duygular yaşanacak ve bitecek.

Bazen derin bir iz bırakacak, bazen de mutlu bir son olacak.

Bunları yaşamanın hazzını ve zevkini tadın.

Olumsuzluklar karşısında kendinizi çaresizmiş gibi yemeğe yönlendirmeyin.

Hiçbir yemeğin içerisinde sizin sorunlarınızı çözen sihirli bir karışım yoktur.

Bunu sizde çok iyi biliyorsunuz ama yine de yenik düşebiliyorsunuz.

Duygusal açlığa “Olsun bir kere yenik düştüm” deyip, asla pes etmeyin.

Bir sonraki yeme atağında “kendimi daha güçlü hissedip ona baştan karşı koyabileceğim” düşüncesini ön plana çıkarın.

Pişman olun ama asla suçluluk duygusu hissetmeyin.

Zaman zaman hepimiz bu girdabın içine girebiliriz, önemli olan oradan çabuk çıkabilmektir.

Güçlü olduğunuzu hissettiğiniz anda duygusal açlığa karşı direnciniz artar.